Benim yaşım 17 ve kendimi bildim bileli Galatasaray'ı takip ederim-tutarım. UEFA'yı aldığımızda henüz 7 yaşındaydım ve olanları hayal meyal hatırlıyorum; ama o zaman nasıl iyi bir kadroya sahip olduğumuzu, Brezilya'nın 1.kalecisinin... Romanya'nın efsanesinin Galatasaray'da olduğunu hatırlıyorum... sonra arkasından gelen felaket yıllar, UEFA Kupası'nı kazandıktan sonra batan bir kulüp, aptal saptal transferler derken Sihirbaz lakaplı Haldun Efendi geliyor ve takımı gençliğinde harikalar yaratmış, sonra formundan düşmüş oyuncularla doldurarak "efsane" bir kadro yaratıyor... Ancak, başkan Adnan Polat, Haldun'la taraftarın arasının iyi olması nedeniyle onu görevinden alıyor ve transferleri genellikle 1 Eylül'de ya da en iyi 31 Ağustos'ta yapan Adnan Sezgin'i tekrar başa getiriyor.
Adnan Sezgin, taraftarın beklentisini de karşılıyor açıkçası, tarih 31.08.2010... Misimovic ve Insua Galatasaray'da... 2 tane çok güzel transfer; ama yine tarih ayın 31'i... daha bu transferler takıma ısınacak da, dil sorununu aşacak da oooooo... Diyelim bu transferler etkili oldu ve harikalar yaratıyor, peki biri bana söylesin, Karpaty'e elenmiş olduğumuz gerçeğini unutturabilecek mi bize... hiç sanmıyorum. Eğer, Haldun yollanmasaydı, bu transferler çoktan bitmiş, GS Avrupa Ligi ön eleme turlarında rakiplerine nefes aldırmıyor olacaktı. Bakın BJK'ye, yıllardır transferleriyle dalga geçtiğimiz takım, GS'ın son yıllardaki politikasını örnek alarak transferlerini yaptı ve gruplara çok rahat bir şekilde kaldı... Adnan Polat da gerçeği görmüş olacak ki, bizi örnek alan Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün yaptıklarını yaparak tekrar taraftarın gönlünü almayı deniyor. Bir GS'li olarak transferleri alkışlıyorum, güzel transferler; ama yine çok geç kalındı çok...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder