Akşam akşam anneannemin Bodrum'daki evinde, sıkıntıdan zaplıyordum ki bir baktım NTVSPOR'da Brezilya-ABD maçı var ve maç 22-20 ABD üstünlüğüyle gidiyordu. O an dedim ki, bu maç ABD'nin ilk 2 maçı gibi olmayacak ve olmadı da ....
NBA'de daha çok doğu takımlarına sempatisi olan ve Dirk Nowitzki hayranı biri olan ben, eski Phoenix Suns'lı Barbosa'dan o kadar nefret ederim; ancak arka arkaya attığı iki 3lük Brezilya'yı 26-20 öne geçirdi ve sevmediğim bu herif beni bi o kadar mutlu etti... Daha sonra, Huertas ve Splitter derken...fark 8 oldu...
2.periyoda aynı hızla başlayamayan Brezilya, önce Barbosa, sonra onun yerine giren Batista'nın arka arkaya top kayıplarıyla birlikte fark azaldı...
Henüz 2.periyodun bitimine 4 dakika kala ABD'nin 34 sayısının 14'ü Kevin Durant'tan gelmesi de ilginç bir detay olarak dikkatimi çekti.
Q2= 2:22 (43-38 BRE)
Farkı 5'e indiren ABD'de sahaya Q7 gibi çıkan Westbrook, takımının iyi gidişatına leke sürerek, top kayıpları... kaçan şutlarla Brezilya'ya avantaj sağladı.
Maçı izlediğim sürede, en güzel hareket olarak dikkatimi çeken pozisyon 2.periyodun bitimine 48 saniye kala Huertas'ın J.Kidd'vari hareketleriyle Splitter'a çıkardığı pastı.
3.periyodun son 5 dakikasına kadar izlediğim sürede de Kevin Durant'ın takımının 50 sayısının 22sini atmış olması ve Huertas+Splitter'in 3 faul almış olması, Brezilya'da işlerin kötü gittiğini gösteren istatistiklerdi...
Tam o sırada dayımın uyarısıyla Show TV'ye geçip, Survivor'ı izlemeye başladım ve uzun süre maçı izleyemedim...
Tam NTVSPOR'a çevirdiğim sırada, Barbosa turnike attı ki girmedi ve 70-68lik skorla ABD, zor da olsa Brezilya karşısında galibiyete uzandı. Evet, belki Brezilya kaybetti; ama turnuvanın favorilerine ABD'yi sıkı savunma ve temposuz oyunla yenebileceğini göstermiş oldu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder